YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8670
KARAR NO : 2021/3851
KARAR TARİHİ : 11.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) TCK.nın 268. maddesindeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddesindeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde suçun diğer unsurlarının da bulunması halinde TCK.nın 206. maddesinin uygulanması gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında; sanığın, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan hakkında başlatılan soruşturmada, mağdur …’a ait kimlik bilgilerini kolluk görevlilerine beyan etmesi sonrasında, parmak izi incelemesine götürüleceği sırada gerçek kimliğini açıkladığı olayda, sanık hakkında UYAP sisteminden yapılan inceleme ve dosya kapsamından uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan yürütülen adli soruşturma veya kovuşturmanın akıbetine dair bilgi veya belge bulunmadığı, bu suça ilişkin soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi veya kamu davası açılmışsa yargılama sonucunda beraat kararı verilmesi
ve bu kararların kesinleşmesi halinde sanığın “işlediği bir suçtan” söz edilemeyeceği cihetle TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp sanığın TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen ”resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçundan cezalandırılması gerektiğinin anlaşılması karşısında; soruşturma veya kovuşturmanın akıbeti araştırılıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın, soruşturma başladıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce iftirasından dönmesi nedeniyle, tayin olunan cezadan göstermiş olduğu etkin pişmanlık nedeniyle TCK’nın 269/2. maddesi gereğince indirim yapılması gerekirken, 269/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, CMUK.nın 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.