YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5851
KARAR NO : 2021/1364
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik, 5464 sayılı Yasa’ya muhalefet
Hüküm : Ayrı ayrı mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanığa yüklenen 5464 sayılı Kanuna aykırılık suçundan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazinenin bu suçtan açılan kamu davasına katılmasının mümkün olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla söz konusu suçtan kurulan hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca Hazine vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
İncelemenin sanığın hakkında tefecilik ve 5464 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne ve katılan Hazine vekilinin ise tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne (Yalnızca vekalet ücreti yönünden) yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın 2012 yılında kazanç elde etmek amacıyla POS tefeciliği yaptığının iddia edilmesi ve sanığın aşamalardaki komisyon almadığı yönündeki savunmaları karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılabilmesi amacıyla, suç tarihlerine göre POS cihazlarından yapılan alışverişler karşılığında bankaya komisyon ödenip ödenmediği ve ödenmiş ise miktarlarının ilgili bankadan sorulması, vergi incelemesi sonrasında düzenlenen ayrıntılı raporda bahsi geçen şahısların ifadelerinin ilgili vergi dairesinden istenilmesi ile vergi müfettişi tarafından dinlenen şahısların tanık sıfatı ile dinlenilerek komisyon ya da faiz verip vermedikleri hususlarının açıklattırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
a)Sanığın tefecilik suretiyle kazanç sağlamaya yönelik kastı ve atılı suçlara ilişkin eylemlerin korudukları hukuki yararlar dikkate alındığında, alacağını teminatlı hale getirmeye yönelik fiiller de dahil hukuksal anlamda fiilin sadece tefecilik suçuna vücut vereceği gözetilmeden iki ayrı suçtan mahkumiyet hükmü tesisi,
b)Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
c)Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü gereği kendisini vekil ile temsil eden katılan lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin ayrı ayrı BOZULMASINA, 16/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.