YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3550
KARAR NO : 2021/1183
KARAR TARİHİ : 17.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Düşürülme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
13/11/2019 tarihli duruşmada kamu davasına katılma iradesini ifade eder şekilde vekili marifetiyle şikayet beyan eden ve sanıkların cezalandırılmasını talep eden şikayetçinin katılma isteğinin karara bağlanmadığı anlaşılmakla, vekilinin bu iradesini ortaya koyan temyiz dilekçesinin mahiyeti karşısında katılma isteminin CMK’nın 237/2 ve 260. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak KABULÜNE, sanık … müdafin 13/11/2019 tarihinde tefhim edilen hükmü yasal süresinden sonra verdiği 25/02/2020 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz talebi ile sanıklardan …, … ve … müdafilerin zamanaşımı nedeniyle verilen düşürülme hükümlerini temyizde hukuki yararları bulunmadığından temyiz istemlerinin ve keza sanıklar … ve … müdafin kararın niteliği itibarıyla koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, tebliğnamede haklarında “bir karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilen sanıkların isimlerine yer verilerek görüş bildirilmiş ise de; incelemenin gerekçeli temyiz dilekçesinin içeriğine göre katılan … A.Ş. vekilinin zamanaşımı nedeniyle düşürülme hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 202/1. maddesinde düzenlenen basit zimmet suçunu oluşturabileceği, bu suçun cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/05/2008 tarihli ve 2008/1-90-2008/100 sayılı Kararında açıklandığı üzere; yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı dikkate alınarak, iddianame yerine geçen görevsizlik kararıyla haklarında zimmet suçundan kamu davası açılan sanıkların 5271 sayılı CMK’nın yürürlükte olduğu ve görevsiz mahkemece yapılan sorgularının dava zamanaşımını kesmeyeceği, bu haliyle zamanaşımını kesen son işlem olan 21/12/2006 tarihli iddianame ile görevli Ağır Ceza Mahkemesince yapılan 25/01/2017 tarihli sorgular arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden görevsiz mahkemece yapılan 06/11/2007 tarihli sorgu ile hüküm tarihi arasında bu sürenin dolduğundan bahisle kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan …. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 no.lu bentlerinde yer alan “düşürülmesine” ibaresinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 17/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.