YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8063
KARAR NO : 2021/3735
KARAR TARİHİ : 10.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Bu açıklamalar ışığında; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre;olay günü kolluk görevlilerince gerçekleştirilen devriye görevi esnasında durumundan şüphe edilerek durdurulan sanığın, yapılan kimlik kontrolü sırasında üzerinde nüfus cüzdanının bulunmadığını beyan ederek kendisini amcasının oğlu mağdur … olarak tanıttığı, kolluk görevilerince yapılan sorgulamada mağdur …’nın da başka suçtan aranmasının olduğunun belirtilmesi ve sanığın kimlik tespiti amacıyla polis merkezine götürüldüğü esnada gerçek adının … olduğunu beyan ettiği anlaşılan somut olayda; 09.04.2015 tarihli tutanağın sanığa ait gerçek kimlik bilgileri ile düzenlendiği ve gerçeğe aykırı olarak beyan ettiği isme göre düzenlenmiş herhangi bir belgenin bulunmadığı hususları birlikte gözetildiğinde; sanığın başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili
olarak göstermediği bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesinde düzenlenen “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun unsurlarının oluşmadığı, kolluk görevlilerine verilen isme göre de bir resmi belgenin düzenlenmemesi nedeniyle TCK’nın 206/1. maddesinde tanımlanan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun da oluşmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesinde düzenlenen “Kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak” kabahatini oluşturduğu, bunun da aynı maddeye göre idari yaptırımı gerektirdiği somut olayda; Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı’nın 09.04.2015 tarihli idari yaptırım karar tutanağına göre sanık hakkında Kabahatler Kanunu’nun 40 maddesi gereğince kimliği bildirmeme kabahatini işlediği gerekçesiyle 100 TL idari para cezası verildiği anlaşılmakla sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 10.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.