Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/22414 E. 2021/2972 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22414
KARAR NO : 2021/2972
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetildiğinde bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında 25/04/2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 05/04/2012 tarihinde kesinleştiği, infaz aşamasında suça sürüklenen çocuğun suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulduğu, dosyanın yeniden ele alınarak, duruşma gününün, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun

Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin; belirtilen usule aykırı şekilde doğrudan mernis şerhli olarak “Yıldız Mahallesi 206/66 Sokak No:44 iç kapı No:1 Buca/İzmir adresine gönderilerek muhtara yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında daha önce yaşı sebebiyle tayin edilen zorunlu müdafiinin mevcut olduğu ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklandığı tarih itibari ile suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını ikmal ettiği, hükmün açıklanması duruşmasının yapılacagından bahisle eski zorunlu müdafiiye haber verilmediği, suça sürüklenen çocuğunda usule uygun biçimde duruşma gününden haberdar edilmemiş olması karşısında savunma hakkının kısıtlanması,
3-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının takdiri bakımından, suça sürüklenen çocuk hakkında; sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz talepleri yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.