Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/31432 E. 2021/2844 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31432
KARAR NO : 2021/2844
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik suça sürüklenen müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun 24/05/2016 tarihinde alınan ifadesi sırasında, müdafi istemediğini belirttiği gibi 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle zorunlu müdafi atanmasının da gerekli olmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin yapılan yargılamada mahkemenin talebi üzerine barodan atanmış olan zorunlu müdafi Av. …, kendisine tebliğ edilen 27.05.2016 tarihli kararı temyiz etmiş ise de, yukarıda belirtilen gerekçeler ile zorunlu müdafiinin görevinin sona erdiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmayan suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelemesine gelince;
Gerekçeli karar içeriğinde oluş ve dosya içeriğine uygun biçimde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun sübut bulduğunun belirtildiği; bu itibarla Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, CMK’nın 34/1, 230. maddelerine uygun olan ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun sübut bulduğuna ilişkin gerekçenin bu kapsamdaki unsurları da içerecek şekilde belirtildiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bitlis Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28/02/2011 tarih, 2010/91 Esas – 2011/156 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01/04/2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde 10/11/2011 tarihinde işlediği ve Bitlis (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 09.06.2014 tarih, 2014/233 Esas – 2014/190 Karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 6136 sayılı Kanunun 13/4. maddesine muhalefet suçuna ait olduğu, ancak 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğa yüklenen yasak niteliğe haiz mermi bulundurma suçunun temas ettiği, 6136 sayılı Yasa’nın 13/4. maddesinde düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı, bu nedenle ihbara konu suça ilişkin mahkemesince uyarlama yapılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, dolayısıyla ihbara konu bu karar nedeni ile hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığı; ancak suça sürüklenen çocuğun UYAP’tan alınan adli sicil kaydına göre, 3 yıllık denetim süresi içinde işlediği ve hükmün açıklanmasını gerektiren başkaca kasıtlı suçtan kesinleşen mahkumiyetlerinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeptden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.