YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3747
KARAR NO : 2021/1853
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.03.2019 tarih ve 2018/112 E. – 2019/259 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine Erzincan İcra Müdürlüğü’nün 2015/10418 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak gösterilen çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, diğer taraftan davalının lehtar ciranta olduğunu, davacının ikinci ciranta olduğunu, davalının aynı zamanda üçüncü ciranta olduğunu, ciro silsilesinde davacının davalıdan hem önce hem de sonra yer alması sebebiyle davalıya karşı borçlu olduğunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, davalının icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesine ve davacının maruz kaldığı haksız haciz nedeniyle 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davaya konu çeki davacıya ciro ettiği, sonrasında davacının çeki davalıya ciro ettiğininin anlaşıldığı, davalının davacıya başvurma hakkına sahip olmasına karşın ilk ciro nedeniyle davacının da davalıya başvurma hakkına sahip olduğu, davacının davalıdan herhangi bir talepte bulunmasının TMK’nın 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davalıya ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, ayrıca takibin yapılmasında takibin yapılmasında kötüniyet veya ağır kusur bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacının icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle geriye ciro durumunda, kendisine geriye ciro yapılan cirantanın, çeki devraldığı cirantaya karşı müracaat hakkına sahip olmadığı gözetilerek davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 716,34 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.