YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1913
KARAR NO : 2021/6638
KARAR TARİHİ : 12.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye azmettirme, nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER :1-Sanık … hakkında;
765 sayılı TCK’nin 64/2, 450/1-4, 59, 31, 33. maddeleri uyarınca; Müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2-Sanıklar … ve … hakkında;
765 sayılı TCK’nin 64/1, 450/1-4, 59, 31, 33. maddeleri uyarınca; Müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
3-Sanık … hakkında;
5237 sayılı TCK’nın 82/1-a-d, 38/3, 62, 53. maddeleri uyarınca; 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, …, …, …’in maktul …’e yönelik eylemlerinin sübutları kabul, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanık savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar …,… ve … müdafiinin, duruşmalı incelemede ve temyiz itirazlarında, usule, mahkumiyetlere yeterli delil bulunmadığına, sanık …’ın cezai ehliyetinin olmadığına, sanık … müdafiinin, Savaş’ın cezai ehliyeti olmadığına ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına; sanık … müdafiinin, usule ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sanık … müdafiinin, duruşmalı incelemede ve temyiz itirazlarında sanık …’ın cezai ehliyeti olmadığına ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar …,… ve …’in maktul …’in kardeşleri, sanık … ise babası olduğu, 2000 yılına kadar Sinop ili Boyabat ilçesinde ikamet ettikleri, 1997- 2000 yılları arasında maktul …’in Boyabat Kız Teknik ve Meslek Lisesinde eğitim-öğretim gördüğü, aynı ilçede bir başka okulda müdürlük yapan tanık … ile ilişki yaşadıklarından bahisle söylentiler çıkması üzerine ailecek İstanbul iline taşındıkları, burada maktulün bir anaokulunda öğretmenlik yapmaya başladığı, birkaç ay sonra maktülün evlerine gelmemesi üzerine tanık … ile ilişkiye devam ettiği şeklinde duyumların alındığı, bu sürede maktulün amcası İsmail’in evinde kaldığı ve tekrar evlerine döndüğü, bu nedenlerle sanık …’ın oğulları olan diğer sanıklara maktulü öldürmelerini, cesedi Alaplı ilçesi Çay köyündeki ikametlerine gömeceğini söyleyerek ikametlerinden ayrıldığı, sanık …’ın azmettirmesi üzerine sanık …’ın bu iş için bir araç satın aldığı, olay günü sanıklar Savaş, Seven ve İzzet’in maktulü nasıl öldürecekleri konusunda fikir birliğine varmaları üzerine maktulün ikametine gittikleri, aynı odada yatmakta olan kız kardeşleri Hatice’yi uzaklaştırmalarının ardından uyumakta olan maktulün boynuna sanık …’in kabloyu doladığı ve sıkmaya başladığı, sanıklar Savaş ve Seven’in de maktulün direncini kırmak için omzunu ve kollarını tuttukları, maktulün ölmesinden 2 saat sonra sanıkların temin ettikleri araç ile hatırlayamadıkları boş bir araziye maktulü gömdükleri, birkaç gün sonra da sanık …’ın sanık …’a işi hallettiklerini bildirdiği olayda,
1) Maktulün uyku halindeyken sanıkların eylemlerini gerçekleştirdiği gözetildiğinde, maktulün beden bakımından kendini savunamayacak kişi olduğu anlaşıldığından, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 37/1 delaletiyle 82/1.a.d.e maddeleri ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık … hakkında 765 sayılı TCK’nin 64/2 maddesi delaletiyle 450/1-4, 59, 31, 33; sanıklar İzzet ve Seven hakkında 765 sayılı TCK’nin 64/1 maddesi delaletiyle 450/1-4, 59, 31, 33 maddeleri ile uygulama yapılmış ise de; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğü giren 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uygulamasının, 765 sayılı
TCK’nin 31 ve 33. maddelerine göre daha lehe olduğu dikkate alınarak lehe kanun karşılaştırılması yapılması gerekirken, sanıklar Yaşar, İzzet ve Seven hakkında belirtildiği şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de; sanıklar İzzet ve Seven ile maktul … arasında usul füru ilişkisi olmamasına rağmen, sanıklar hakkında 765 sayılı TCK’nin 450/1 maddesi uyarınca uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan; re’sen de temyize tabi hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca CMUK’nin 326/son maddesi gözetilmek kaydıyla kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, sanık …’ın aldığı ceza miktarına, tutuklulukta ve hükümlülükte geçirdiği süreye göre müdafiinin tahliye isteminin REDDİNE, 12/04/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.
12/04/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Mehmet Işık’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar …, … müdafii Avukatlar …, …’ın yokluklarında 15/04/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.