Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/7119 E. 2021/1605 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7119
KARAR NO : 2021/1605
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik, bedelsiz senedi kullanma
Hüküm : 1-Sanık hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet,
: 2-Sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan beraat

Dosya incelendi;
Sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müşteki …’ın katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müşteki vekilinin sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik ve bedelsiz senedi kullanma suçundan Hazinenin zarar gören sıfatı bulunmadığından, Hazine vekilinin sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE,
İncelemenin başvurularının kapsamına göre katılan Hazine vekili ile sanık müdafiinin sanık hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet, katılan … vekilinin bedelsiz senedi kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen tefecilik suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241/1 maddesinde suç tarihinde göngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 2007 yılı ile temyiz inceleme günü arasında zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.