YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3751
KARAR NO : 2021/1854
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.01.2019 tarih ve 2017/301 E. – 2019/38 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankadan 04.08.2011 tarihli ve 15.000.- TL bedelli kredi kullandığını, aracını da krediye teminat olarak gösterdiğini, borcu ödemeye çalışırken kendisinin muvafakatı olmadan davalı banka tarafından davacıya yeni krediler açıldığını, davacı aleyhine başlatılan icra takibindeki faiz miktarı ve oranının fahiş olduğunu, masraf adı altında talep edilen tutarın belgelendirilmediğini, ayrıca takipten önce davacının yapmış olduğu ödemelerin asıl alacaktan mahsup edilmediğini ileri sürerek, yapılan icra takibi sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile haksız tahsil edilen bedelin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve görev itirazıyla birlikte, davacı ile davalı arasında iki adet genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere istinaden davacının değişik tarihlerde dört defa kredi kullandığını, takip öncesi davacının yaptığı ödemelerin borçtan düşüldüğünü belirterek, davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı takip başlatıldığı, takiple talep edilebilecek miktarın hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 02.08.2018 tarihli raporda davacının davalıya borçlu olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelenmeksizin ve sözleşmedeki akdi faiz ve temerrüt faizi oranları araştırılmaksızın eksik inceleme ile düzenlenmiş olup hükme esas alınamaz. Mahkemece bilirkişilere banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek, yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınarak, bilirkişi raporunda tespit edilen davacının ödeme tablosundaki akdi faiz oranının davalı bankayı bağladığı dikkate alınmak suretiyle, davalı bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı ve miktarı belirlenerek ve Merkez Bankası’na bildirilen faiz oranı bu orandan yüksek ise davacının ödeme tablosunda gösterilen faiz oranının hesaplamada dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak düzenlenecek bilirkişi raporu ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.