Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/1763 E. 2021/3478 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1763
KARAR NO : 2021/3478
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

İhbarname No : KYB – 2020/27511

Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine dair Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/09/2014 tarihli ve 2014/177 esas, 2014/252 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında daha önce işlediği suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle, yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/4555 esas, 2018/19259 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenlemenin incelemeye konu suç tarihinin ve adli sicilde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kaydın kesinleşmesinin 28/06/2014 ve sonrası olması halinde uygulanabileceği hususu nazara alınarak yapılan değerlendirmede,
Somut olayda, sanığın adlî sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, suç tarihi 17/11/2010, karar tarihi 24/04/2012 olan ve itiraz edilmeksizin 17/05/2012 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/152 esas, 2012/331 sayılı kararının, 28/06/2014’ten önce kesinleştiği, dolayısıyla 28/06/2014 tarihinden önce kesinleşen adlî sicildeki kaydın sanık yönünden ikinci suç için yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.02.2020 gün ve 2019-11524 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2020 gün ve KYB – 2020/27511 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adli sicil kaydında CMK.nın 231. maddenin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan ve kişiliği ve pişmanlığı nazara alınarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanı bulunduğundan bahisle hapis cezası ertelenen sanığın yüklenen suçu 18.05.2014 tarihinde, 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231/8. maddesinin yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önce işlediği de gözetilerek, maddi zarar bulunmayışı, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul ve talep etmesi karşısında koşulları oluştuğu anlaşılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanık hakkında önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.09.2014 gün, 2014/177 Esas, 2014/252 sayılı Kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümdeki diğer hususların aynen muhafazasına, ancak; hükümden ertelemeye ilişkin 1-d, e, f, g, ğ kısımlarının ve “Dosya kapsamı, sanık hakkında önceden verilmiş hükmün açıklanmasınını geri bırakılması kararı olması, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemiş olması ve yasal engel sebebi ile birdaha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilemeyecek olması nedeniyle sanık hakkında CMK’nın 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,” cümlesinin çıkarılmasına, yerine “sanığın, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, kişilik özellikleri ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde bir kanaatin oluşması nedenleriyle, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince, HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231/8. madde ve fıkrası gereğince 5 YIL SÜREYLE DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, 5271 sayılı CMK’nın 231/8-c. maddesi gereğince bir yükümlülük belirlenmesine takdiren yer olmadığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, 5271 sayılı CMK’nın 231/10. maddesi gereğince, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine kararı verileceğinin ihtaratına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin
yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmünün açıklayıp mahkemenin, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek yeni bir mahkûmiyet hükmünün kurabileceğinin ihtaratına” ibarelerinin yazılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 08.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.