YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9013
KARAR NO : 2021/1260
KARAR TARİHİ : 10.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak, 213 sayılı Kanun’a aykırılık
Hüküm : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-213 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine incelenmesinde;
Sanık hakkında Vergi Usul Kanunu ile 5464 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle açılan davada; mahkemece, TCK’nın 44. maddesi delaletiyle fikri içtima kuralları uygulanarak sanığın yalnızca Vergi Usul Kanunu’na muhalefetten cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçunun müstakilen işlenen suç olması nedeniyle fikri içtima kuralları uygulanamamakla birlikte bu husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 5464 sayılı Yasa’ya Muhalefet suçundan hüküm kurulmadığı görülmekle ilgili suç bakımından zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanması hususunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Tayin olunan temel cezada zincirleme suç nedeni ile artırım yapıldıktan sonra takdiri indirim uygulanırken sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olması gerekirken yazılı şekilde 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Tefecilik yapmak suçundan kurulan hükmün katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu …’nın düzenlediği 04/12/2013 tarihli vergi tekniği ile inceleme raporuna göre sanığın 2008, 2009 yıllarında POS cihazlarını kullanarak kredi kartı sahiplerine faiz veya komisyon karşılığında ödünç para vererek faiz/komisyon geliri elde ettiğinin tespit edilmesi, vergi müfettişince dinlenip mahkemece bu ifadesi okunan …’nın sanığın işyerindeki POS cihazlarından çekim yaparak bankalara olan borcunu ödediğini beyan etmesi, bilirkişi raporu, sanığın emniyette vermiş olduğu ifade, tanıkların anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın kazanç elde etmek amacıyla birden fazla kişiye ödünç para vermek suretiyle zincirleme tefecilik suçunu işlediğinin sübuta erdiği nazara alınarak mahkumiyeti yerine, dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
UYAP kayıtlarına göre sanık hakkında 2014 yılında işlediği iddia olunan tefecilik suçundan Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesine 2018/374 Esas sayılı davanın açıldığı ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmakla, davalar arasında sanık ve suç yönünden hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gözetilip anılan dosyanın getirtilerek incelenmesi, mümkünse davaların birleştirilmesi, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 10/03/2021 günü oy birliği ile karar verilmiştir.