Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/30728 E. 2021/2904 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30728
KARAR NO : 2021/2904
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, ancak hüküm kısmında bu suç ile ilgili karar verilmemekle birlikte, gerekçe kısmında sanıkların mala zarar verme suçundan beraatlerine denilmiş ise de; bu suç bakımından zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık …’ın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamı olup, suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası olmadığı anlaşılmış ise de, suça konu somut maddi zarar sanık tarafından giderilmediğinden tebliğnamenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik düşüncesine, yine ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uygulanmış ise de, sanığın duruşmada okunan adli sicil kaydının kendisine ait olduğunu beyan etmesi karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de, anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, sanık … yönünden, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren, 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık …’ın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınan Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2014 tarih ve 2013/453 Esas – 2014/359 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen hapis cezasının suç tarihinden sonra 20/01/2015 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması nedeniyle TCK’nın 58/1. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas sabıkasının da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanık … hakkında hükmolunan hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilip edilmediği ile suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemeye kanaat gelip gelmediği hususlarının değerlendirilmesi gerektiği, sanığın suç tarihinde adli sicil kaydında mahkumiyet kararının bulunmadığı ve geçmişteki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının da ertelemeye engel teşkil etmediği gözetilmeden, sanık hakkında bina ve eklentileri içerisindeki eşya hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyet kararı verildiği ve adli sicil kaydına yansıyan kişilik özellikleri de dikkate alındığında yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığından 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesi hükmünün uygulanmasına yer olmadığına, şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezasından, aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 8 ay yerine 20 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
4- Hapis cezasının ertelenmesine ilişkin uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi yerine TCK’nın 52. maddesi olarak hatalı yazılması,
5- Sanık …’ın hüküm tarihinde Gaziantep Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair bir talebi olmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 16/10/2015 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle, CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık … yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 17.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.