YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6999
KARAR NO : 2013/9807
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.10.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 07.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalıya ait adresi bildirmiş, davalının belirtilen adresine tebligat yapılamamıştır. Mahkemece, HMK’nın 119. maddesi gereği davalının adresini bildirmek üzere aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekiline bir haftalık kesin süre verilmesi üzerine davacı vekili tarafından süresinde davalının yeni adresinin bildirilmediği gerekçesiyle HMK’nın 115/2 maddesince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 119/2. maddesi dava dilekçesinde eksiklik bulunması durumunda uygulanacak usul kurallarını düzenlemektedir. Davacı, dava dilekçesinde davalının adresini bildirmiş olması nedeniyle bu maddenin somut olayda uygulama yeri bulunmadığından belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Tüzel kişilere tebligatın nasıl yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddelerinde açıkça gösterilmiş bulunmaktadır.
Dava dilekçesi ve davalı şirketin ibraz edilen imza sirkülerindeki adresi ile sözleşmedeki şirket adresine çıkarılan dava dilekçesi tebligatı görevli memur tarafından muhatap şirketin adresten taşınarak ayrıldığından söz edilmek suretiyle mahkemeye geri çevrilmiştir. Davalı şirketin belirtilen adreslerden taşınarak ayrıldığı saptandıktan sonra, bu durumda mahkemece, 7201 sayılı Tebligat Kanunundaki düzenlemeler gözetilerek öncelikle adresinden taşınarak ayrıldığı saptandığından ticaret sicil müdürlüğünden taşındığı adresi sormak ve tebligatı o adrese yapmak olmalıdır. Bu şekilde de davalı şirketin adresi bulunamadığı takdirde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre işlem yapmak suretiyle taraf teşkili sağlanıp işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; HMK’nın 119/2 maddesinin uygulanma durumu bulunan hallerde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, HMK’nın 115/2 maddesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.