Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/4711 E. 2021/1083 K. 02.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4711
KARAR NO : 2021/1083
KARAR TARİHİ : 02.02.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, iş kazası sonucu maluliyete uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Dava, zararlandırıcı iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat isteminin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 08/12/2011 tarihinden itibaren yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘nin 13. maddesinde; tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına hükmolunacağı, ancak hükmedilecek bu ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği belirtilmiştir.
Davacının 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu ve bu talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; mahkemece maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalı lehine 2.725,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
2-Öte yandan usulüne uygun şekilde davalı sıfatı bulunmayan dahili davalı …-…‘in karar başlığında davalı olarak gösterilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Hükmün başlık kısmının davalı bölümünde yer alan “2-…-…“ ibaresinin çıkarılmasına,
2-Hüküm fıkrasının reddedilen maddi tazminata ilişkin vekalet ücretinin tespit edildiği bendinin tamamen silinerek yerine;
Davalı kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesine göre hesap edilen 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak vekil tutan davalı tarafa verilmesine,“ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02/02/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.