YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3689
KARAR NO : 2021/5553
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 13.01.2018 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin maliki olduğu ve davalı … şirketine kaskolu aracın hasara uğradığını bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00TL maddi tazminatın muacceliyet tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş yargılama sırasında dava değerini 147.000,00TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, sürücünün olay yerinden terki nedeniyle kazaya ilişkin hasarın kasko teminatı dışında kaldığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 147.000,00TL nin 28.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte …Sigorta AŞ den tahsili ile başvuru sahibinde ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince itiraz yoluna başvurulmuş, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kasko sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle kazada oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması,devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Olay tarihinde geçerli olan …’nın A.5.10. maddesinde, “zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere; bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma” denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.
Eldeki davada Savcılık Soruşturma dosyası içindeki Bölge Trafik İstasyon Amirliğinin Tutanağında”13.01.2018 saat 10. 30 sıralarında Emniyet Amirliği’ne Ağlasun yol kavşağı ile yem fabrikası arasında tır kazası olduğunun bildirildiği,ivedi olarak kaza mahalline gidildiğinde ….plakalı çekici ve … plakalı dorsenin tarla içerisinde yan yatmış vaziyette olduğu,kazanın tek taraflı olduğu fakat sürücüsünün kaza mahallinde bulunmadığı ve araştırmalar sonucunda araç sürücüsünü gören olmadığı” belirtilmiştir.Kaza tespit tutanağında da”… Yem Fabrikası Güvenlik kamerasıg örüntüleri incelendiğinde bahse konu kazanın saat 9.05 de olduğu, kaza ihbarının … Bölge Trafik tarafından 10.30 civarında Emniyet Amirliğine bildirildiği ve ivedilikle kaza yerine gelindiği aracın yanında kimsenin bulunmadığı saat 11.55 de … adlı kişinin kaza mahalline gelerek sürücüsünün kendisinin olduğunu beyan ettiği, kaza tespit tutanağı isteyen ….’ın saat 11.55 de alkolünün ölçüldüğü, güvenlik kamerasının kaza noktasına uzak olmasından dolayı kazadan sonra araçtan inen ve yolun karşı tarafına geçen sürücünün aynı şahıs olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. …’ın kaza tarihinde saat 14.51 deki kollukta verdiği ifadesinde, saat 9.00 civarı … yem fabrikasını geçince aracın freninin patladığını ve boşaldığını, frenin tutmadığını, kavşağa çıkmadan önce aracın direksiyonunu sağ tarafa şarampole çevirdiğini, dorsenin yan yattığını ama çekicinin yatmadığını, çok büyük hasar meydana geldiğini, kazadan yara almadığını, araçtan çıktığını, patronu ile görüştüğünü, kaza mahalline geleceğini söylediğini, bu sırada arkadan gelen şirketlerine ait diğer araca binip kaza mahallinden ayrıldığını, As çimentoya gittiğini, sonra geri geldiğini ve polis ekiplerinin olay yerinde olduğunu beyan etmiştir.Davacı vekili müvekkilin aracında meydana gelen zararın karşılanması talebinde bulunmuş davalı vekili ise; sürücünün kaza yerini terk ettiğinin tespit edildiği, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.10 hükmü uyarınca zorunlu haller dışında sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılmasının teminat dışı olduğu savunmasında bulunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvurunun kabulüne karar vermiş,davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem heyetince hasarın Kasko Sigortası teminatı içinde kaldığı gerekçesi ile davalı vekilinin itirazı reddedilmiştir.
Yukarıda anılan kanun ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü olduğunu iddia eden kişinin yaralandığını iddia etmediği ve tek taraflı olarak yapılan kazada can güvenliğini tehlikeye atacak hiç bir durum olmadığı halde; olay yerinden arkadan gelen şirketlerine ait diğer araca binip gitmesi kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve aksi durumu ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiğini kabulün zorunlu olduğu açıktır.
Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları’nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya ait olup araç sürücüsünün korku, kaygı ya da panik yaşamasını gerektirir bir durumun varlığından da söz edilemeyeceği gibi, sürücünün yaralanmadığı da göz önüne alındığında, sürücünün olay yerinden ayrılma sebebi…’nın A.5.10. maddesi anlamında zorunlu hal değildir. Bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiğinin kabulü gereklidir.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir.
Bu itibarla da, somut olayın özellikleri gereği, davacıya ait araç sürücüsünün kaza yerini Genel Şartlarda belirtilen zorunlu nedenlerle terk ettiği, dolayısıyla; zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükü davacı sigortalıya ait olup dosyadaki mevcut deliler ile de hasarın teminat kapsamında kaldığı ispatlanamamıştır. Bu durumda başvurunun reddi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hüküm bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.