YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8876
KARAR NO : 2012/10689
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığındaki karar tarihinin 13.03.2008 yerine 12.03.2008 olarak yanlış yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.
A- Sanık … hakkındaki hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2011 gün ve 247-261 ile 01.02.2011 gün ve 244-14 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; yasa yolu bildirimindeki eksikliğin, mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukat olan, sanığın savunmasını üstlenen, bu bağlamda savunma ve yasa yollarına başvurma açısından yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan müdafii açısından bir yanılgı veya bu kapsamda hakkın kullanılması yönünden bir engel oluşturmaması ve mahkeme kararının sanık müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilmesi karşısında; kendisine zorunlu müdafii atandığı hususunda bilgi sahibi olan sanık …’in bir haftalık yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Sanık … hakkındaki hırsızlık ve mala zarar verme suçları bakımından yapılan incelemede;
Adli sicil kaydından anlaşılacağı üzere, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunan sanık hakkında koşulları oluştuğu halde, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
C-Sanık … hakkındaki geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihi itibari ile geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçunun uzlaşmaya tabi olması karşısında; sanığa ve katılana CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma sorulmadan ve uzlaşmaya ilişkin hükümler tartışılmadan karar verilmesi,
2- Sanığın azmettirmesi ile birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığı ihlal etme suçu işlenilmesine rağmen, sanık hakkında TCK’nun 119/1-c maddesinden artırım yapılmaması,
3- Adli sicil kaydından anlaşılacağı üzere, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunan sanık hakkında koşulları oluştuğu halde, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına,
D- Sanık … hakkındaki hükmün incelemesinde;
Sanığın davanın görüldüğü yer mahkemesi yargı çevresi içerisinde başka suçtan Edirne Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunduğu halde, kısa kararın okunduğu son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.