Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14083 E. 2012/21871 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14083
KARAR NO : 2012/21871
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalı borçlunun 10/03/2009 tarihli görüşme tutanağı ile aleyhine açılmış olan 2009/209 esas sayılı dosyasını davalının vekili olarak takibi hususunda anlaştıklarını, üzerine düşen bütün işlemleri yerine getirdiği halde davalının kendisini azlettiğini ve vekalet ücretini ödemediğini,tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamı ile icra inkar tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının 15.4.2008 tarihli vekaletname ile davacıyı vekil tayin ettiği ve 10.03.2009 tarihli avukatlık ücretine ilişkin görüşme tutanağı düzenlendiği, davalı adına Yatağan Asliye Mahkemesi’nde 2009/209 esas sayılı davayı açıp takip ettiği ve 07.10.2010 tarihli ihtarla ” gördüğüm lüzum üzerine ” denilmek suretiyle azledildiği dosyadaki bilgi ve belgelerle tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
2012/14083-21871
Vekil-vekil eden arasında bulunan vekalet sözleşmesinin temel dayanağı güven ve saygı ilişkisidir. Güven sarsıcı harekette bulunulması sonucu ilişkinin sarsılması, buna da davacı tarafın tutum ve davranışının yol açması halinde azil haklıdır.Davacı avukat,vekalet akdi devam ederken, takip ettiği davanın (Yatağan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/222 esas sayılı dosyası) sonuçlanmasını beklemeden söz konusu davaya konu taşınmazın karşı tarafının hissesini satın alan ve daha sonra davaya da dahil olan …’nın vekaletini alarak ve hatta …’ün davacı, …’nın davalı olduğu mahkememizde görülen 2010/83 esas sayılı dosyadaki davada …’yı vekil sıfatıyla temsilen hareket ederek aradaki vekalet akdinin esaslı unsurlarından güven unsurunu ihlal etmiştir.Bu nedenle davalının savunmasında belirttiği gibi davacıyı azletmesi, haklıdır.Mahkemenin kabulünün aksine,azlin dava … bu davanın davalısı lehine sonuçlandıktan sonra gerçekleşmesi nedeniyle davacı avukatın ücrete hak kazandığının kabulüne olanak yoktur.
Avukatlık Kanunu’nun 174/2. maddesi hükmüne göre avukat kusur veya ihmali nedeniyle azil edilmiş yani azil haklı ise ücretinin ödenmesi gerekmez.Somut olayda, davacı avukat haklı olarak azil edildiğine göre,tam ücret talep etme hakkına sahip olmayıp, ancak yaptığı işlerden dolayı emek ve mesaisi gözetilerek, hak ve nesafete göre ücret isteyebileceği kabul edilip, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine , 2. Bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.