YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3379
KARAR NO : 2021/12289
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı ile arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, … … projesinde A blok 3. Kat 53 nolu dairenin satın alındığını, teslimin 30.12.2013 tarihinde gerçekleşmesi gerektiğini, dairesini alamadığı gibi kendisinden hile ile 74.070,00 TL nin tahsil edildiğini, ödenen bedelin iadesi ve ödenmeyen 21 senedin iptali istemiyle ilgili Bakırköy 4. Tüketici Mahkemesinde 2015/1541-2017/826 E-K sayılı kararının verildiğini, davalı şirket yetkililerinin yasal yollara başvurmasını önlemek amacıyla diğer projeleri olan Beylik Konakları projesinden daire verileceği yönünde vaatlerde bulunduğunu, söz konusu konutun teslim edilmemesi nedeniyle 30.12.2013 tarihinden sonra ikamet etmek için ev kiralandığını, zorunlu tadilatlar olarak 5.762,00 TL nin harcandığını belirterek borç ifa edilmiş olsaydı 30.12.2013 tarihinden dava tarihine kadar taşınmazın değerindeki artış miktarının belirlenerek 200.000,00-TL zararın ticari avans faizi ile birlikte ödenmesini, borcun ifa edilmemiş olması sebebiyle ödemiş olduğu 43.937,00-TL kira ve tadilat bedelinin ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 19. Hukuk Dairesinin 2018/2346 E. 2019/1065 K. sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş olup; ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiş olup, davacının istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 2021/53 E. 2021/380 K. sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmiş; bu kez davacı vekilince karar temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2)Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde hüküm, temyiz edenin aleyhine bozulamayacağı gibi, Yargıtayın temyiz eden tarafın lehine verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de temyiz eden tarafın bozulan karara oranla daha aleyhine bir hüküm veremez. Bu yasağa “aleyhe hüküm verme yasağı” denir. (KURU, Baki; İstinaf sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ağustos 2016, s. 739-740) Aynı durum, bölge adliye mahkemesi kararları için de geçerlidir. Aksi halde usul hükümleri ile hedef tutulan istikrar zedelenir ve mahkeme kararlarına karşı güven sarsılır.
Somut olayda; Mahkemece 95.925,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davacının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kısmen kabul edilerek ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak işin esasının incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davacı ve davalı tarafça temyiz edilmemiş ve özellikle davalı tarafça hükme itiraz edilmemekle kabul edilen bu miktar bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bu sefer davacı lehine 56.179,06 TL üzerinden karar verilmiştir. Kararın davacı yanca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir. Davalı yanca karar hiç bir aşamada istinaf veya temyiz edilmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere mahkemece gönderme kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde davacının önceki hükme oranla daha aleyhine olacak şekilde hüküm kurulması, doğru görülmemiş olup, mahkemece, davacı lehine müktesep hak oluştuğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin ilk kararı gereği 95.925,00 TL üzerinden kısmen kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.