Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/17073 E. 2012/21442 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17073
KARAR NO : 2012/21442
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun evine kilit kısmına zarar verilmek suretiyle girilip hırsızlık yapılması karşısında, sanığın eyleminin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında şikayet bulunduğu için aynı yasanın 116/1. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozma ve 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının da uzlaşmaya tabi olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (normal) maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/1 ve 151. maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğuna uyulmaması ve bu kapsamda eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi kapsamında değerlendirilmesi,
2-Kabule göre de;
Sanığın … 3. Asliye Ceza Mahkemesinden 24.02.1998 günlü, 406-393 sayılı kararla verilen ve 20.07.1999 tarihinde infaz edilmiş özel tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu halde, 765 sayılı TCK’nın 81/2 maddesi ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.