YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1433
KARAR NO : 2021/10860
KARAR TARİHİ : 25.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma
Temyiz konusu dava ile birleştirilmesine karar verilen Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/575 Esas ve 2013/680 Karar sayılı dosyasında sanık … hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2013 tarihli ve 2013/14910 Esas sayılı iddianamesi ile 2010- 2011 takvim yılları sahte fatura düzenleme ve 2010 takvim yılı sahte fatura kullanma suçlarından kamu davası açılmış olmasına rağmen hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu suçlar yönünden mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2012 tarih ve 2012/19807 Esas sayılı iddianamesi ile mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanıklar hakkında, “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından açılan kamu davasında; sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, birleştirilen dosya kapsamında sanık …’un alınan savunmasında, şirketin bütün sorumluluğunun diğer sanık …’a ait olduğunu beyan etmesi, dosya kapsamında bulunan belgelerden sanık …’un 08.10.2008 tarihinde hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığının belirlenmesi, 15.01.2010 tarihli yoklama fişi ile sanıkların müdürü-ortakları olduğu şirketin faaliyetinin devam ettiğinin tespit edilmesi karşısında;
1) Sanıkların beyanına yeniden başvurularak suça konu faturalar gösterilerek kendileri tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması, gerekirse sanıkların temin edilecek yazı-imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
3) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
4) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
5) Vergi Tekniği raporunda bahsi geçen …’e ait iş yerinde ele geçirilen … Tekstil Medikal İnşaat…Ltd.Şti adına düzenlenen faturalarla ilgili olarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/52157 sayılı soruşturma kapsamında sanık … hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2014 tarih ve 2014/24598 Esas sayılı iddianamesi ile vergi usul kanununa muhalefet suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; söz konusu dava dosyasının akıbetinin araştırılması ile duruşmaya getirtilerek incelenmesi ve bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınması,
6) Kabule göre de;
a) Sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, hükmün gerekçesinin de sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olduğu halde, hüküm fıkrasında “…sahte fatura kullanmak…” denilmek suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişkiye neden olunması,
b) Sahte fatura düzenleme suçunda her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her takvim yılı için ayrı hüküm kurulması gerektiği nazara alınmadan, sanıklar hakkında 2008 ve 2009 takvim yılları için tek hüküm kurulması,
c) Aynı takvim yılı içinde farklı tarihlerde birden fazla sahte fatura düzenleme fiilinin, zincirleme suç oluşturduğu ve sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihinin son olarak düzenlenen fatura tarihi olduğu dikkate alınarak; her takvim yılı için düzenlenen en son fatura tarihinin tespit edilmesinden sonra suç tarihlerinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
e) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından ceza miktarı itibarıyla sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 25.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.