Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9539 E. 2021/19244 K. 11.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9539
KARAR NO : 2021/19244
KARAR TARİHİ : 11.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Suça sürüklenen çocuğun, müştekiye ait motosikleti sattığı yeri kolluk ekibine söylemesi üzerine, motosikletin …’dan alınarak hasarlı olarak müştekiye teslim edildiği, müştekinin ifadesinde motosikleti hasarlı olarak aldığını ancak zarar talebinin olmadığını beyan ettiği, yine sanık …’un savunmasında müştekinin zararını giderdiklerini beyan ettiği, dosya kapsamında motosiklet kendisine satılan …’nın zararının karşılandığına dair bir tespitin bulunmadığının anlaşılması karşısında; …’nın zararının giderilip giderilmediği araştırılarak, giderilmiş ise, müştekiye suça sürüklenen çocuk hakkında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak, yine sanık …’un savunmasında müştekinin zararını giderdikleri yönündeki beyanı nazara alındığında, müşteki ve 3. kişi konumundaki …’nın zararı giderilmiş ise ne zaman giderildiği; her ikisinin zararı giderilmiş ise tam iade ve tazmin durumunun değerlendirilmesi zorunluluğunun bulunması, giderilmemiş ise müştekinin zarar talebinin olmadığı şeklindeki beyanı da gözetilerek, müştekiye sanık hakkında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- İddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 142/1-b maddesinin uygulanması talep edildiği, ancak ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun’un 142/1-e maddesi uyarınca uygulama yapıldığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğa TCK’nın 142/1-e maddesinin uygulanmasına yönelik ek savunma hakkı verilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenine göre, bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık … ‘ya sirayetine, 11.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.