YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19197
KARAR NO : 2012/19971
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
Hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Siirt 1.Asliye Mahkemesince verilen 17.04.2007 tarih 2006/133 esas 2007/388 karar sayılı hükmün, hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 07.06.2012 tarih ve 2011/17292-2012/13498 sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.09.2012 tarih ve 2007/135042 sayılı yazısı ile verilen kararda hükümlünün soyadının yanlış yazılması suretiyle maddi hata olduğu yönündeki karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine dosya 14.09.2012 gününde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.09.2012 tarih ve 2007/135042 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 07.06.2012 tarih ve 2011/17292-2012/13498 sayılı kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede:
18.05.2004 gün ve 2004/60-2004/415 sayılı hükmün sanık … … müdafiinin yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 08.11.2005 günlü kararı ile, lehe bozmadan hükmü temyiz etmeyen …’in de yararlandırılmasına karar verilmiş ise de; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını ve kararlar arasında çatışmayı önlemektir. Bu açıklamalar ışığında, hükmü temyiz etmeyen … hakkındaki hükmün kesinleşen kararın uyarlanması niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükümlünün, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4. maddesinde tanımlanan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve şikayet bulunduğu için 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.