YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5618
KARAR NO : 2021/28468
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Beraat
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda;
Sanığın dükkanının önüne mağdurun önce bisikletini daha sonra da arabasını bırakması nedeniyle taraflar arasında tartışma çıkması üzerine sanığın eline sopa aldığı ve mağdurun da sopayı görerek uzaklaştığı anlaşılmakla; yukarıda da açıklandığı üzere sanığın eyleminin objektif olarak ciddi ve korkutucu nitelikte bulunmasının yeterli olduğu ve TCK’nın 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ”sanık …’ın mahkememiz huzurundaki beyanında mağdur sanık …’yı “tehdit kastım yoktu” şeklinde beyanda bulunduğu,tanık Abdullah’ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde sanık …’in sopayı hiç kullanmadığını belirttiği,bu haliyle mağdur sanık …’in isnat edilen suçu kasıtla işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından” şeklindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
2-2013/1135 numarasında kayıtlı adli emanet hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.