YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16309
KARAR NO : 2012/20556
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanık …’ın 18/12/2004 günü saat 06:10 sularında, yakınana ait evin önünde kimliği tespit edilemeyen bir şahıs ile çevreyi gözetlerken, yine kimliği tespit edilemeyen üçüncü bir şahsın, yakınana ait 1. katta bulunan evin balkonuna, zemin katta bulunan parmaklıklara tutunarak şahsi çeviklik sureti ile çıkıp, sağlam ve muhkem nitelikteki sürgülü balkon kapısının kilit dilini sert bir cisim ile kırıp, kapının arkasındaki kancaya bağlanmış bisiklet kilidini de kırarak içeri girdiği; ev içerisinden 900 milyon TL tutarında para ile 150 milyon TL değerinde hesap makinesi ve cep telefonunu çalıp, geldiği gibi balkondan atlayarak aşağıda bekleyen sanıkların yanına gittiği; daha sonra, sanık … ile diğer iki şahsın olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmakla; sanık …’ın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1-son ve 81/2 maddelerindeki hırsızlık suçu ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı yasanın 116/1, 119/1-c ve 151/1. maddelerindeki konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, müştekinin şikayetçi olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin de değerlendirilmesinden sonra 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi ;
Kabule göre de ;
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın bakımından yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ;
3) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu esas alınarak yapılan değerlendirmede; aynı yasanın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması ;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 04/10/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.