YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14545
KARAR NO : 2013/30592
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçu bakımından dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
A-Sanıklar hakkındaki işyeri dokunulmazlığını bozma suçu ile sanık … hakkındaki hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2008 gün ve 2007/435-2008/485 sayılı ilamı ile verilen erteli hapis cezalarına ilişkin mahkumiyetinin, kararı veren mahkemesince kısmen veya tamamen infazının değerlendirilmesi için her zaman ihbarda bulunulması mümkün görülmüş ve birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını ihlal eden sanıklar hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında tekerrüre esas alınan ilamlarının birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrür uygulamasına esas alınması yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanıklar hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerine “Sanık …’ın Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2002 gün ve 2001/297-2002/193 sayılı ilamıyla mükerrir olduğu anlaşıldığından; 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince, anılan ilam ve 15.07.2005 tarihli ek karar ile yağma suçundan verilen 5 yıl hapis cezası dikkate alınarak, hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ve “Sanık …’ın Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2008 gün ve 2007/435-2008/485 sayılı ilamıyla mükerrir olduğu anlaşıldığından; 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince, anılan ilamla hırsızlık suçundan verilen erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası dikkate alınarak, hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın olay sonrası yakalandığında atılı suçu kabul ederek suça konu bir kısım eşyaların bulunduğu evin adresini kolluğa bildirdiği ve bildirilen adreste yapılan arama sonucu suça konu 3 adet LCD monitör ve fotoğraf makinasının bulunarak müştekiye iade edilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesince öngörülen kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için müştekinin rızası gerektiğinden, müştekiye bu konuda rızası olup olamadığı sorulmadan ve etkin pişmanlık hükümleri tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamının birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrür uygulamasına esas alınması yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.