Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/10135 E. 2011/1290 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10135
KARAR NO : 2011/1290
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
24.02.2005 tarihli kararın tebliğ edildiği 30.03.2005 tarihinde cezaevinde olduğunu iddia eden sanığın bu iddiasının doğru olmadığı belirlenmiş ise de, belirtilen tarihte tebligatı alan … ile sanığın aynı çatı altında oturmadıkları tespit edildiğinden, yapılan tebligatın geçersiz olması nedeniyle 24.02.2005 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği bir ortamda 5237 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi üzerine 13.03.2007 tarihinde verilen karar yok hükmünde sayılarak, 07.06.2007 tarihli temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialarda dikkate alındığında; temyiz iradesinin 24.02.2005 tarihli karara yöneldiği kabul edilerek 24.02.2005 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve gerekçeye göre;
Sanık müdafiinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, Ancak;
1-Öncelikle Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ilgili dosyası yada onaylı bir sureti getirtilerek incelenip, sanık ile arkadaşının anlatımlarından yola çıkan ve sanığın işlediği suçları kendisine yüklemek istediğini beyan eden … ile sanık arasında herhangi bir husumetin bulunup bulunmadığı taraflardan sorularak tespit edildikten sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, savunmanın aksini ispatlayacak delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Öncelikle suça konu aracın ne şekilde çalındığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek, hüküm tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 9.maddesi uyarınca; yine hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı kanunun 23 ve 24 maddeleri ile 5728 sayılı kanun hükümleride dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozmanın 5320 sayılı Kanunun 8/1 madedsi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 325 maddesi uyarınca temyiz talebinde bulunmayan diğer hükümlü …’ya da SİRAYETİ NE 20/09/2011 günü oybirliği ile kara verildi.