Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/18101 E. 2012/19083 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18101
KARAR NO : 2012/19083
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Mahkemenin 12.11.2010 tarih 2009/127 esas ve 2010/747 karar sayılı kararında temyiz mercii, şekli ve süresinin gösterildiği ve yokluğunda kurulan hükmün 11.01.2011 tarihinde usulüne uygun olarak sanığın annesine tebliğ edildiği, sanığın tebliğ tarihinden sonraki 1 haftalık süre içerisinde temyiz isteminde bulunmasını engelleyen herhangi bir kısıtlılığının bulunmadığı, CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, süresinden sonra yapılan 19.07.2011 tarihli eski hale getirme ve temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Daha önceden kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan ceza yönünden CMK’nın 231. maddesi gereğince uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken yaptırım maddesinin 142/1-b yerine 142/1-c olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanık …’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Daha önceden kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında CMK’nın 231. maddesi gereğince uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa atılı suçların uzlaşma kapsamında olduğu düşünülmeyerek CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde yazılı usule göre sanığa ve müştekiye uzlaşmayı kabul edip etmediği sorulmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.