YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23189
KARAR NO : 2021/15386
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Temyiz başvurusuna konu kararın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından 15.05.2019 tarihinde sanık … ve sanık müdafii Av. Ziya Yıldızoğlu’nun yüzüne karşı verildiği, akabinde sanık müdafii … tarafından CMK’nun 291. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi içerisinde 20.05.2019 tarihli temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın sanık müdafiine 02.06.2019 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edilmesine rağmen ve sanık müdafiinin CMK’nun 295. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süreden sonra temyiz nedenlerini içerir ek dilekçesini sunduğu anlaşılmış ise de; yüze karşı verilen hükümde CMK’nun 295/1. hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren ek dilekçenin verilmesi gerektiğinin bildirilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de bildirilmediğinden sanık müdafi Av. …’in 17.06.2019 tarihli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı CMK’nun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Yasanın 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 304. maddesi uyarınca dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.