YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4893
KARAR NO : 2021/15387
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında verilen beraat kararı ile nakil aracının iadesine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,
II) Katılan … İdaresi vekilinin sanıklar … ile … hakkında verilen beraat kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Olay tarihinde MNG Kargo aracında yapılan aramada, göndericisi sanık … Saklama, alıcısı sanık … olan 2 adet kargo kolisinde 100 kutu makaron ve alıcısı sanık …’in teyzesi Hanım Gicim olan 5 adet kargo kolisi içerisinde 250 kutu makaron ele geçirildiği cihetle, mahkemece sanıkların suça konu kargo gönderisi ile bir ilgilerinin olmadığı yönündeki savunmalarının aksine delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de, suç tarihinde ele geçirilen kargo gönderisine ait fişler üzerinde sanık olarak “…” ismi ile diğer sanık …’in teyzesinin isminin yazılı olduğu, bunun yanında alıcı telefon numarasının ve adres bilgilerinin de açıkça belirtildiği, HTS kayıtlarında sanıkların gönderici … ile görüşmelerinin tespit edildiği, sanıkların aşamalardaki savunmalarında, kargo gönderisi üzerindeki telefon numarasının kendilerine ait olduğunu kabul ettiği ve yine sanık … Saklama’nın savunmasında, dava konusu makaronları sanıklara sipariş üzerine gönderdiğini beyan ettiği gözetilerek, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Katılan … İdaresi vekilinin sanıklar … (Saklama) ile … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik ve sanık …’nun (Saklama) temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Anayasa Mahkemesi’nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın geçici 5/1-d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilamlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki
özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19/02/2013 iddianame düzenleme tarihinin ise 01/07/2013 olduğu,
Sanık … Saklama yönünden;
Yapılan UYAP sorgulamasında sanığa ait derdest olan Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/1345 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 30/01/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 14/06/2013 olduğu,
Sanıklar … ile … yönünden;
Yapılan UYAP sorgulamasında sanıklara ait derdest olan Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/2073 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 23/12/2012 iddianame düzenleme tarihinin ise 07/01/2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4- Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 62/1. maddesi yerine TCK’nun 62. maddesinin; gün adli para cezasının uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddesi yerine TCK’nun 52/2-3. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5- Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, TCK’nun 53/4. fıkrası uyarınca 1. fıkradaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
6- Ele geçen kaçak eşyanın, 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK’nun 54. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekili ile sanık … Saklama’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.