Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/2892 E. 2021/4044 K. 01.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2892
KARAR NO : 2021/4044
KARAR TARİHİ : 01.07.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile başvurunun reddine dair verilen İtiraz Hakem Heyeti kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 27.06.2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada davacı şirkete ait araçta meydana gelen hasar bedeli için davalı sigorta şirketine müracaat edildiğini, davalı sigorta şirketinin kazanın araç sürücüsünün alkollü olmasından kaynaklandığının tespit edildiğini bu nedenle zararın teminat dışında olduğu gerekçesi ile ödeme yapılmadığını, kazada karşı araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 39.900,00TL hasar bedeli ile 200,00TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafından sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine gerçekleştirilen araştırma sonucunda; kazanın araç sürücüsünün alkollü olmasından kaynaklandığının tespit edildiğini, münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelen kaza nedeniyle tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, talebin reddine karar verilmesini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; alınan alkolün olayda münhasıran etkili olmadığı gerekçesiyle davacının talebinin kabûlüne, 29.347,88 TL hasar bedelinin 05/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Ak Sigorta A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekilince yapılan itiraz üzerine, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun reddine karar verilmiş; karara karşı davalı sigorta şirketi vekilince süresi içerisinde temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Zorunlu Kasko Sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, trafik kazasının salt alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği, dolayısıyla hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır.

6847 Sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK.’nun 48/6.maddesinde; ”Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK.nın 179/3 maddesinde ise “Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde yer alan; Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerinde etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK.’nun 1281.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiği benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları).
Somut olayda kaza tespit tutanağında; sigortalı araç sürücüsüne kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından ve alkollü araç kullandığından asli, karşı araç sürücüsüne kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından tali kusur verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davacının maliki bulunduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında, karşı araç sürücüsünün,%25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, kazanın sigortalı araç sürücüsünün münhasıran alkollü olmasından meydana gelmediği ifade edilmiş, davalı vekilinin itirazı neticesinde İtiraz Hakem Heyeti’nce kaza esnasında sigortalı araç sürücüsünün 1,13 promil alkollü olmasından dolayı 2918 sayılı Yasanın 48. maddesine göre tazminat talebinin teminat dışında olduğunun kabulü ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
Kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün 1,13 promil alkollü olduğu saptanmış ise de, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekir.
Dosya kapsamından ve kaza tespit tutanağından, davacıya ait araç sürücüsünün tek başına kazaya sebebiyet vermediği, dava dışı sürücünün de ikinci derece (%25) kusurlu davranışı ile olaya katılımının bulunduğu, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği anlaşılmaktadır. Buna göre İtiraz hakem Heyeti’nce talebin teminat dışı olduğunun kabulü ile başvurunun reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Eldeki davada … plaka sayılı aracın hasar miktarına ilişkin bilirkişi raporlarının incelenmesinde; 15.11.2019 tarihli sigorta eksperi bilirkişi raporunda; araca ait hasar fotoğrafları incelenmiş, …Sulh Hukuk Mahkemesi tespit dosyasındaki bilirkişi raporu ve eksper raporu irdelenmiş, hasar bedeli; malzeme ve işçilik olmak üzere KDV dahil 29.347,88TL olarak hesaplanmıştır. Bazı parçalarla ilgili hasar oluşup oluşmadığı konusunda kanaat oluşmadığı için değerlendirme dışı bırakılmış ve bu zarar kalemleri hesaba dahil edilmemiştir. Davacı vekilince başvuru öncesinde …Sulh Hukuk Mahkemesi‘nin 2019/104D.İş sayılı tespit dosyasında, sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda araç hasar bedeli, KDV dahil 49.129,70TL olarak hesaplanmıştır. Her iki rapor arasında çelişki mevcuttur ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti’nce, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı,aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları da araştırılmak suretiyle, makine mühendisi ya da otomotiv mühendisi bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01/07/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.