YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19198
KARAR NO : 2012/20483
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
Hırsızlık suçlarından sanıklar … ve … haklarında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin … 1. Asliye Mahkemesince verilen 17.09.2007 tarih 198-327 sayılı hükümlerin sanıklar müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 04.07.2012 tarih ve 2011/12683-2012/15672 sayılı ilamı ile oy birliği ile bozulması yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.09.2012 tarih ve 2007/291070 sayılı yazısı ile verilen kararın Düzeltilerek Onanması yönünde Dairemize itiraz talebinde bulunulması ve 6352 sayılı Yasanın 99 ve 101.maddeleri uyarınca itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosya 11.09.2012 gününde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2012 gün ve 2007/291070 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 04.07.2012 tarihli 2011/12683 Esas ve 2012/15672 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Sanıkların müşteki …’e yönelik eylemleri nedeniyle haklarında tayin edilen cezanın tür ve süresi ile sabıka kayıtlarına göre, daha önce kasıtlı suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ”kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık …’ın adli sicil kaydında tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması ve sanıklar … ile …’ın müştekilerden …’e ait kamyonun bozuk depo kapağını açmak suretiyle depodan mazot çalmaya teşebbüs eylemlerinin TCK’nın 142/1e maddesine uyduğu gözetilmeden, TCK’nın 141/1 maddesi ile uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesi ile uygulama yapılırken, her bir suç nedeniyle verilen cezanın yasal sonucu olarak, her suç için ayrı ayrı anılan maddenin uygulanması gerekirken, sonuç ceza üzerinden bir defa hüküm kurulması,
2-Sanıkların müşteki …’a ait kamyonetten 50 lt kadar mazotu çalmış olmalarına rağmen çalınan mazotun ele geçirilememesi, diğer müştekinin kamyonundan mazot çalma eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalması ve suça konu sanık …’a ait 1988 model, Otoyol marka 50 NC otobüs içerisinde 10 adet mazot lekeleri olan bidon ele
geçirilmesi ancak, mazot ele geçirilememesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 54/3 maddesindeki suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir şeklinde yasal düzenleme gözetilerek, iddianamede talep edilmemiş olmasına rağmen … plaka sayılı aracın ruhsat sahibi sanığa iadesi yerine, TCK’nın 54/1 maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ” 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” cümlesinin her bir suçtan dolayı kurulan mahkumiyet hükmüne ayrı ayrı eklenmesi ile suçta kullanılan sanık …’a ait … plaka sayılı aracın müsaderesine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine” suçta kullanılan sanık …’a ait … plakalı otobüsün müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı anlaşıldığından sanığa iadesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.