Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7218 E. 2021/11675 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7218
KARAR NO : 2021/11675
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik

1) Sanığın katılanın rızası ve bilgisi dışında katılan adına hat çıkartarak kullandığı, bu hattın borçlarını ödemediği, abonelik sözleşmesindeki imzanın katılan eli ürünü olmadığı ve sahte olduğu sanığın bu suretle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir; ancak;
Hüküm tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ile TCK’nin 7. maddesi karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçunu oluşturduğu ve sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken suç vasfında yanılgıya düşerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, yasaya aykırı,
2) Sanığa isnat edilen 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçundan dolayı verilen hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 07.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.