YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12832
KARAR NO : 2012/14738
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararın, bir başka suçtan … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu dosyadaki yazışmalardan anlaşılan sanığa kararın Tebligat Kanun’unun 35. maddesine göre, bulunmadığı adrese yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığının anlaşılması karşısında, tebliğ tarihi olarak öğrenme tarihinin kabulü ile 21.01.2008 tarihli temyizinin süresinde olduğundan sanığın temyiz talebinin reddine dair … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.04.2008 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında şikayetçiye yönelik hırsızlık suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Sanığın park halindeki kilitli aracın kapısının camını kırarak açmak suretiyle aracı çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1. maddesinin (b) bendine uyduğu gözetilmeyerek aynı maddenin (e) bendi ile hüküm kurulması, sonuca etkili görülmediğinden ve sanığın, … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.11.2006 kesinleşme tarihli 2003/814 E. ve 2006/771 sayılı Karar ile tekerrüre esas hırsızlık suçundan eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ kelimelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında şikayetçiye yönelik mala zarar verme suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Suça konu aracın kilitli kapısını cam kırmak suretiyle açtıktan sonra direksiyon muhafazasını kırıp düz kontak yaparak araca zarar verilmesi eyleminde mala zarar verme ve hırsızlık suçlarına konu eşyanın aynı olması karşısında, mala zarar verme suçundan ayrıca ceza verilemeyeceğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 21.06.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.