YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16347
KARAR NO : 2013/24809
KARAR TARİHİ : 18.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen 01.07.2009 tarihli hüküm sanık …’e 01.10.2009 tarihinde bulunduğu cezaevinde tebliğ edildiği, sanığın temyiz istemini içeren 05.10.2009 tarihli dilekçesini Yargıtay 6. Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmek üzere cezaevi yönetimine verdiği, cezaevi yönetiminin de dilekçeyi mahkemesine göndermek yerine Yargıtaya gönderdiği, başvurulacak makamda yanılma halinde süresinde verilen temyiz dilekçesinin süresinde ve geçerli olduğunun anlaşılması karşısında, 14.05.2010 tarihli ek kararın kaldırılması ile sanıklar …, … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının sanıkların, önceden kasıtlı suçlardan hükümlülüklerinin bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin ve TCK 51. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilerek yapılan incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması ve hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
Müşteki, aracını 08.03.2006 günü saat 19:00 da evinin önüne park ettiğini, sabah saat 07:30 sıralarında da aracının yerinde olmadığını beyan ettiği, 12.03.2006 günü gece saat 00:30 sıralarında da aracın sanıklar tarafından çalıştırılmaya çalışılırken tanık …’ın ihbarı üzerine sanık … ve aracın polislerce yakalandığı, sanıkların hırsızlık suçlamasını da kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında, suçun geceden sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin delillerin neler olduğu açıklanıp tartışılmadan sanıklar hakkında verilen cezalarda aynı Yasa nın 143. maddesi ile artırım yapılması ve iştirak halinde işlenen suçlarda mahkum edilmiş olanlara yargılama gideri ayrı ayrı yükletilmesine gerekirken 5271 sayılı CMK.nın 326/2 maddesine aykırı davranılarak müteselsilen yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK’nın 143. maddesine ve yargılama giderlerine ilişkin bölümler karardan çıkartılması suretiyle; sanıklar … ve … ile sanık … hakkında TCK’nın 142/1-b, 53 maddeleri uyarınca sonuç olarak 2’şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmaları; ve yargılama giderlerinin sanıklara eşit olarak yükletilemesine” tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.