Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/2758 E. 2012/3611 K. 20.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2758
KARAR NO : 2012/3611
KARAR TARİHİ : 20.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlü … hakkında kurulan Elazığ Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2004 gün ve 2004/380-682 E-K. sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanunlar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık … hakkında kurulan ilk hükmün sanık tarafından temyizi üzerine dosyanın Yargıtay 10.Ceza Dairesi’nin 25.10.2005 günlü ilamıyla lehe Kanun değerlendirmesi için bozulduğu ve kararın temyiz etmeyen hükümlüye de sirayet ettirilmesine karar verildiği, bozma sonrası duruşma açılarak sanık … ile birlikte hükümlü … hakkında da yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, hükümlü hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, arkadaşı … ile birlikte suç tarihinde geceleyin yakınana ait işyerinin sağlam ve dayanıklı kepenk kilidini kırarak gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturması karşısında, yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522. (pek fahiş), 59. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 62, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/2-4, 119/1-c, 62, 53 ve 151/1,62, 53. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenle tebliğnameye uygun BOZULMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi