Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/23833 E. 2012/26550 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23833
KARAR NO : 2012/26550
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, memura etkin direnme, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık hakkında hakaret, tehdit ve görevli memura etkin direnme suçlarından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen suçların gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 08/08/2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda Sanığın, olay tarihinde gece sayılan 04.00 saatlerinde müştekiye ait evin sağlam mutfak pencere pervazını zorlamak suretiyle hırsızlık yapmaya teşebbüs ettiğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 142/1-b, 143. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Kanunun 116/1-4. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak ve şikayet bulunduğu için 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu, geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarının CMK’nın 253-254. maddeleri uyarınca uzlaşmaya tabii olduğu, bu suçlardan uzlaşma teklifi yapılıp sonucuna göre 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Kanunun göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Kanun maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre;
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nin lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.