Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/1920 E. 2012/2316 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1920
KARAR NO : 2012/2316
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Aşamalarda suçu kabul etmeyen sanığın, yüklenen suçu işlediğini gösterir, diğer sanıklar … ve …’in sonradan geri aldığı soruşturma aşamasındaki suç atma niteliğinde kalan anlatımları dışında kanıt bulunmadığı gözetilerek; öncelikle …’in yakalanması üzerine 04.01.2002 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünün Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı yazıda, …’in evinde yapılan aramada birer adet çelik kasa arması, çelik kasa kol aynası, kırık çelik kasa anahtar aynası ve çelik kasa korumalığı bulunduğu ve zapt edildiğinin belirtildiği, ancak bu eşyanın halen nerede bulunduğu ya da adli emanete alındığı konusunda dosyada belge bulunmadığından, anılan yazıda geçen ve zapt edilen delil niteliğindeki eşyanın bulunup dosya içine alındıktan sonra, müştekiye gösterilip işyerinden çalınan çelik kasaya ait parçalar olup olmadığı belirlendikten sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- İşyerinin sağlam ve muhkem kepenk asma kilidini kırıp, kapısını levye ile zorlayıp açtıktan sonra içeride bulunan çelik kasayı çalıp götürdükten sonra balyoz ve levye ile kırarak açıp kasa içerisindeki cep telefonu, kontör kartları ve para çalma eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde belirtildiği şekilde kasa kilidinin taklit anahtar veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirilmediği, çelik kasa kapağının kırılarak açılması söz konusu olduğundan aynı yasanın 142/1-b maddesine uyduğunun gözetilmemesi,
b- Sanık …’in, diğer sanıklar …, …ve …’in eylemine asli fail olarak katılmadığı, diğer sanıkların suçu işlemesinden önce, suç işlendikten sonra yardım edeceğini vaat ederek 5237 sayılı TCK’nın 39/2-a (765 sayılı TCK’nın 65/1) maddesi kapsamında fiile katıldığının kabul edilmesine göre; olay yerinde bulunmayan sanığın hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4 ve 151/1 maddeleri ile 765 sayılı TCK’nın 493/son maddesinin uygulanamayacağı gözetilerek; sanığın eylemi suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 65/1, 522 (pek fahiş) maddelerine ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 39/2-a, 53 maddelerine uyan hırsızlık suçunu oluşturacağından, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi
uyarınca her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
c- İddianamede suç tarihi yanlış yazılmasına rağmen düzeltilmesi sağlanmadan yargılamaya devam edilmesi ve gerekçeli karar başlığına da “28.12.2001” yerine “28.01.2001” şeklinde yazılması,
d- Suçun gece işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile ceza belirlenirken uygulama maddesinin hükmün esasını oluşturan kısa kararda yazılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.