YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17949
KARAR NO : 2012/20708
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 491/ilk-son, 522 (hafif), 59. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlü …’in, suç tarihinde öğle vakti arkadaşları … ve … ile … Camii şadırvanına gelip, hükümlü … ve arkadaşı …’un etrafı gözetlediği sırada, Yaşar Kaplan’ın abdest almak için mağdurun askılığa astığı ceketindeki parayı çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 141/1, 39/1, 168/2, 62, 53/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmak suretiyle lehe olan knunun belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
2-Hükümlü hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, maddi ceza hukukuna ilişkin infaz aşamasındaki lehe uygulamaların kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinin gözetilmesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.