Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/36554 E. 2021/10937 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/36554
KARAR NO : 2021/10937
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Gerekçeli kararın öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğe çıkartılarak, sanığın adreste bulunmaması nedeninin araştırılması, adreste bulunmaması halinde ise tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim ederek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesinin de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerekirken; bu işlemler yapılmadan, sanığın MERNİS adresine doğrudan çıkartılan tebligat uyarınca aynı Kanun’un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak muhtara teslim edilmesi nedeniyle tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın öğrenme üzerine hükümleri süresinde temyiz ettiği kabul edilerek mahkemenin 22.03.2018 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 tarih ve 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere; mahkemece 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; mahkemenin 03.08.2016 tarihli ek kararının … L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığa 04.08.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmışsa da ek kararla birlikte gerekçeli kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle tebliğnamedeki temyiz talebinin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 18.12.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, sanık hakkındaki hükümlerin bu aşamada İNFAZININ DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, sanığın tahliyesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 25.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.