Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/4343 E. 2021/2855 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4343
KARAR NO : 2021/2855
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.05.2008 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil ve elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.01.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
1.DAVA
1.1.Davacı Türkiye Vakıflar Bankası vekili, müvekkilinin maliki olduğu 317 ada 10 parselde bulunan 58 ve 64 numaralı bağımsız bölümlerin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalıya satıldığını, davalının taksitleri zamanında ödememesi nedeniyle 30.01.2008 tarihinde çekilen ihtarname ile akdedidilen satış vaadi sözleşmesinin feshedildiğini, davalının taşınmazları boşaltmadığını ve sözleşme gereği ödemesi gereken aylık kullanım bedellerini ödemediğini belirterek, davalının taşınmazlara olan müdahalesinin önlenmesi ile taşınmazların tesliminden feshi ihbara kadar geçen süre için feshi ihbardan itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte 2141,67TL’nin davalıdan tahsilini, feshi ihbardan dava tarihine kadar geçen süre için dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizinin ilavesiyle 821,70TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.CEVAP
2.1.Dava dilekçesi, davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1.Yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesince, dava konusu 317 ada 10 parsel sayılı taşınmaza davalının müdahelesinin menine, 29.250,00TL’nin feshi ihbar tarihi olan 30.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 821,70TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4.TEMYİZ
4.1.İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
4.2. Temyiz Nedenleri
4.2.1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalının yargılama sırasında Mersin’de ikamet etmesi nedeniyle yargılama sürecinin dışında kaldığını, hükmedilen temerrüt faizinin usule uygun olmadığını, Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca usulüne uygun ıslah talebi olmadan, talep aşılarak 29.250,00TL’ye hükmedilmesinin yanlış olduğunu belirtmiştir.
5.YARGITAY KARARI
5.1.Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
5.2.Somut olayda, dava dilekçesinde dava değeri toplam 2.963,37TL gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, elatmanın önlenmesi isteği bakımından bir değer gösterilmediği, yargılama sırasında bu istek yönünden değer tespiti yapılmadığı ve harç tamamlanmadığı görülmektedir.
5.3.Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca, dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil bedelinin toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
5.4.Öte yandan, Harçlar Kanunu, harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesini ve harcın yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32. maddelerinde hükme bağlamıştır.
5.5.Hal böyle olunca, elatıldığı iddia edilen bağımsız bölümlerin değerinin belirlenmesi ve bu değer üzerinden, yukarıda değinilen ilkeler ve düzenlemeler gözetilmek suretiyle, harç ikmali yaptırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, elatılan taşınmazın değeri belirlenmeyerek, bilirkişiler tarafından yalnız inşaat maliyetinin belirlenmesi ve harç tamamlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
5.6.Kabule göre de; dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın davalıya tesliminden sözleşmenin fesih tarihine kadar 2.141,67TL, fesih tarihinden dava tarihine kadar 821,70TL talep edilmesine rağmen, HMK’nin 26. maddesine aykırı bir şekilde mahkemece talep aşılarak karar verilmesi ve ecrimisil alacağının yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında ticari bir ilişki olmamasına rağmen yukarıda 3.1. maddede belirtilen şekilde temerrüt faizine hükmedilmesi, ayrıca mahkemece yapılan keşif sırasında, dava konusu bağımsız bölümler üzerinde numara yazmadığı, iş hanında bulunan kişilere sorularak yer tespiti yapıldığı ancak taşınmaz duvarında 309 ve 310 numaralarının yazılı olduğu, taşınmazda kalan kişilerce davalının tanınmaması karşısında mahkemece dava konusu 58 ve 64 numaralı bağımsız bölümlerin tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmemiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.