YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/743
KARAR NO : 2021/2798
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07/09/2015 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 09/04/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
1.DAVA
1.1. Davacı vekili, müvekkili …’nin muris eşi…’nun 13/05/2015 tarihinde vefat ettiğini, muris eşin …isimli et lokantasını işlettiğini ve davalı … ‘dan da bu işyeri için mal temin ettiğini, davalı ile muris eşi arasında bu şekilde bir ticari ilişki bulunduğunu, 2015 yılının başlarında muris eşi ile davalı … ve banka çalışanlarının evlerine geldiğini, müvekkilinin eşine neler olduğunu sorduğunda ev üzerinden kredi kullanacağını söylediğini ancak müvekkili karşı çıktığı için daha sonra kredi kullanmaktan vazgeçtiğini beyan ettiğini, müvekkilinin de muris eşinin sözüne inandığını, müvekkilinin muris eşinin vefatından sonra davaya konu konutun davalıya devredilmiş olduğunu ve bu devrin kredi çekmek amacıyla yapıldığını nitekim çekilen kredi taksitlerinin muris eşi tarafından ödenmiş olduğunu öğrendiğini belirterek davalı adına kayıtlı taşınmazın gerçeği yansıtmayan kaydının iptali ile müvekkilleri adına miras hisselerine göre kaydına karar verilmesini, aksi halde belirlenecek güncel bedelinin davalıdan alınarak yasal faizi ile birlikte müvekkillerine verilmesini istemiştir.
2.CEVAP
2.1. Davalı vekili, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının davayı açarken hangi hukuki gerekçeye dayanarak açtığının belli olmadığını, davacı taraf aile konutunun devrinin iptali hukuki nedenine dayanmakta ise işbu davada görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğunu, davacı muvazaa hukuksal nedenine dayanmakta ise dava dosyasına konu satışın gerçek bir satış olup muvazaa iddiasını kabul etmediklerini, davalı ile davacının muris eşi arasındaki alışveriş nedeniyle muris eşinden 441.000,00-TL alacağı bulunduğunu, davaya konu taşınmaz satışı ile ilgili olarak müvekkilinin davacı bankadan konut kredisi kullandığını, bu kredi ile ilgili olarak bankanın yetkili eksperleri ile konuta gidildiğinde davacı tarafın bizzat orada hazır bulunduğunu ve satış işlemini öğrendiğini, bu hususta hiçbir itirazının olmadığını, satışın gerçek satış olduğunu bildiğini, davacının öncelikle davasını yasal hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığını, davacının eşinin kredi taksitlerini ödemesinin kendi ad ve hesabına değil, müvekkiline olan alışverişten doğan borçlarına mahsuben olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini savunmuştur.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. Dava konusu taşınmazın satışına ilişkin davalı tarafından kullanılan kredinin satıcı olan davacıların murisi …’na ödenmesi gerekirken Ziraat Bankası cevabi yazısından ve hesap hareketlerinden anlaşılacağı üzere 127.500,00 TL’nin 20/01/2015 tarihinde davalının hesabına aktarıldığından işbu belgenin davacıların iddiasını kanıtlar nitelikte yazılı belge olduğu kanaati ile davanın kabulüne Ordu İli, Altınordu İlçesi, Şahincili Mahallesi, 760 ada 13 nolu parselde tapuya kayıtlı 4 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve davacılar … ve … adına miras hak ve hissesine göre tapuya tesciline, depo edilen 87.151,57-TL bedelin kararın kesinleşmesi halinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
4. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
4.1. Hükmün istinaf yolu ile incelenmesi davalı vekilince talep edilmiştir.
4.2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 2021/743 esas, 2021/2798 karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. TEMYİZ
5.1. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
5.2 Temyiz Nedenleri
5.2.1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacı tarafın davasını ispatlayamadığını, inançlı işlemin varlığına ilişkin kesin delil sunamadığını, davacı tarafça depo ara kararının süresinde yerine getirilmediği gibi mahkemece depo kararının eksik ve hatalı olarak belirlendiğini ileri sürmüştür.
6.YARGITAY KARARI
6.1. Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil, olmadığı takdirde alacak isteğine ilişkindir.
6.2. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.
6.3. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.
6.4. İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolayı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.
6.5. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
6.6. İnanç sözleşmesi, 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
6.7. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa HUMK’nun 292.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.
6.8. Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HUMK.m.236) yemin (HUMK.m.344) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir.
6.9. İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.
6.10. Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; eldeki dava, inanç sözleşmesine dayanılarak açılmış olup, ileri sürülen iddialar ne yazılı bir belge ne de yazılı delil başlangıcı ile kanıtlanamamış ise de; davacı taraf dava dilekçesinde açıkça “yemin” deliline de dayandığından, davalıya yemin eda ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1. maddesi gereğince davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA; karardan bir örneğin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 08.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.