YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17276
KARAR NO : 2012/3840
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
Hırsızlık,mala zarar verme suçlarından sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143, 151/1, 31/3, 62.(iki kez), 52/2(iki kez), maddeleri uyarınca 4.660 yeni Türk lirası, 1.320 yeni türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5,8.maddesi uyarınca ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına, sanığın suçlardan korunması için 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5, 7.maddeleri gereğince velisine teslimine dair Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/09/2008 tarihli, 2008/347 esas, 2008/706 sayılı kararına yönelik itirazın, hapis cezasının seçenek yaptırımına çevrildiğinden bahisle kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kısmının kaldırılmasına ilişkin Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/09/2008 tarihli ve 2008/611 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30/12/2009 tarih ve 2008/15326/74939 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/01/2010 tarih ve 2010/6273 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1- Dosya kapsamına göre, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen söz konusu karara yönelik sanık müdafii tarafından itiraz üzerine merciin sadece 5271 sayılı Kanun’un 231/5.maddesinde sınırlı olarak sayılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde inceleme yapabileceği, suçun sübutuna, hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesiyle ilgili yanılgının bu inceleme kapsamında bulunmadığı nazara alınmadan, 5271 sayılı Kanun’un 231/7.maddesinde yer alan”Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkum olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.” şeklindeki düzenlemeye aykırı karar verildiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmesinde,
2- Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip denetim süresi 5 yıl olarak belirlenmiş ise de, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1.maddesinde yer alan “Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır” şeklindeki düzenleme uyarınca 18 yaşından küçük sanık hakkında denetim süresinin 3 yıl olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
3- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5.maddesinde çocuklar hakkında uygulanabilecek koruyucu ve destekleyici tebdirler öngörüldüğü, aynı Kanun’un 11.maddesinde yer alan “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tebdirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tebdiri olarak anlaşılır” hükmü nazara alındığında suçun işlendiği tarihte 15-18 yaş grubunda bulunan ve cezai sorumluluğu olan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5
ve 7.maddelerinin uygulanamayacağının nazara alınmamasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhireyet Başsavcılığının ihbar yazısı yerinde görüldüğünden istemin kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 25/09/2008 gün ve 2008/611 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/09/2008 tarih ve 2008/247 esas, 2008/706 karar sayılı hükmünde belirlenen beş yıllık denetim süresinin üç yıla indirilmesi ve hükümden “sanığın bu tip suçlardan sakındırılması için 5395 sayılı Yasanın 5-7.maddeleri uyarınca velisi babasına teslimine” cümlesi çıkartılmak suretiyle karardaki diğer yönlerin saklı tutulmasına, 20/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.