YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11388
KARAR NO : 2013/21408
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmiş olması halinde 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi gereğince aynı Yasanın 53/1 maddesinin ”c” bendinin ” kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından” uygulanmayacağı, ”e” bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun ise uygulanmamasına karar verilebileceğinin belirtildiği, diğer bentlere ilişkin herhangi bir kısıtlama olmadığının, anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1 maddesinin a, b ve d bentlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, bu hususun infaz sırasında resen nazara alınması olanaklı olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafii ve sanık …’un temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanıklar … hakkında hırsızlık suçu ile sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların yakalandıklarında hırsızlık yaptıkları yeri göstererek henüz şikayette bulunmayan katılana bir kısım eşyaların iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4 maddesi gereğince katılanın kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceği tespit edildikten sonra sanıklar hakkında uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Olay yeri inceleme raporunda ve görgü tespit tutanağında herhangi bir zarardan bahsedilmediği, katılanın zarar gördüğünü iddia etmediği ve sanıkların tel örgüleri kesmediklerini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, tel örgüleri kesmek suretiyle mala zarar verme suçunun işlendiğine dair deliller karar yerinde açıklanıp gösterilmeden yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3-Hırsızlık suçundan verilen ve kısa süreli olmayan hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmiş olması halinde 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi gereğince aynı Yasanın 53/1 maddesinin ”c” bendinin ” kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından” uygulanmayacağı, ”e” bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun ise uygulanmamasına karar verilebileceğinin belirtildiği, diğer bentlere ilişkin herhangi bir kısıtlama olmadığının, anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1 maddesinin a, b ve d bentlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 04.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.