Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/16607 E. 2012/10382 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16607
KARAR NO : 2012/10382
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Makumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar …, … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde:
Temyiz dilekçesi içeriğine göre sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün de temyiz edildiği kabul edilerek yapılan incelemede, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasa ile TCK’nın 142/4. maddesinde yapılan değişiklik sonucu hırsızlık suçuyla birlikte işlenen mala zarar verme suçunun takibinin şikayete bağlı olmaktan çıkarıldığı, suç tarihinin 11.1.2007 olması nedeniyle şikayet yokluğundan düşme kararı verilemeyeceği, mevcut delil durumunu göre mala zarar verme suçundan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar …, …’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesine gelince:
5237 sayılı TCK’nın 61/5-6. madde ve fıkrasına aykırı olarak aynı Yasanın 35. maddesinin 143. maddesinden önce uygulanması, sonuca etkili olmadığından ve tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nun 53/1.maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanığın sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı sayılı yasanın 7/2. maddesi uyarınca, sanık hakkında hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve lehe hükümler içeren 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı kanunla değişik 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 19.04.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.