Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13938 E. 2012/19170 K. 18.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13938
KARAR NO : 2012/19170
KARAR TARİHİ : 18.09.2012

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlal etmek, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Mala zarar vermek hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1 maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
B- Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay tarihinde güneşin saat 20.28’de batıp 05.49’da doğduğu ve müştekinin işyerine saat 15.00 geldiğinde hırsızlık olduğunu görüp ihbar ettiğini söylemesi karşısında; işyerinden hırsızlığın gece vakti gerçekleştirildiğinin belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal eylemlerinin gündüz işlendiğinin kabulü gerekirken, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 143 ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan aynı yasanın 116/4. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Suça sürüklenen çocuğun müşteki uzlaşırsa uzlaşmayı kabul ettiğini beyan etmesi ve uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde kamu davasının düşeceği gözetilerek, uzlaşma işlemlerinin 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 24 ve 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. madde fıkralarında öngörülen yöntemin izlenmesi suretiyle yerine getirilmesinin gerekmesine rağmen; müştekinin hazırlıkta verdiği 1124 Sokak No 4/1 Bayraklı/İzmir adresine 3 gün içinde mahkemeye başvurup uzlaşma konusunda beyanda bulunmadığı takdirde teklifi reddetmiş sayılacağına dair gönderilen çağrı kağıdının Bayraklı semtinde 1124 sokak bulunmadığından tebliğ edilemeden iade edilmesi üzerine, müştekinin ihtara rağmen duruşmaya gelmediğinden uzlaşmayı reddettiği kabul edilerek uzlaştırma girişiminde bulunulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Suça sürüklenen çocuğun önceki hükümlülüğünün kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olduğunun anlaşılması; 5560 sayılı Yasa değişikliğinden önce ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/2-d. maddesinde, suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşulunun suça sürüklenen çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması hâlinde aranmayabileceğinin belirtilmesi karşısında; bu yönde bir araştırma yapılmadan ve suça sürüklenen çocuğun sabıka kaydından anlaşılan geçmişteki hali ile zararın telafi edilmemiş olması gerekçeleriyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyerek yazılı şekilde hüküm verilmesi,
4- Yaş küçüklüğü nedeniyle 5275 sayılı CGİHK’nın 106/4 maddesi gereğince, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.