Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/7700 E. 2012/9574 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7700
KARAR NO : 2012/9574
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nun 493/1, 522. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/2 ve 151/1 maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçların da CMK’nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerine tabi olduğu ve ayrıca katılanın hırsızlığı sabah saat: 07.30’da farketmesi nedeniyle suçun gece sayılan saatte işlendiği kesin olarak tespit edilemediğinden suçun gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerektiği gözetilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.