Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/18681 E. 2012/23761 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18681
KARAR NO : 2012/23761
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Hükümlü …’ın saat 06.00 sularında diğer hükümlüler … ve … ile birlikte müştekinin işyerine sağlam ve muhkem kapısının kilidini sert bir cisimle kırıp içeriden hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde belirtildiği şekilde kapı kilidinin taklit anahtar veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirilmediği, kilidin kırılarak açılması söz konusu olduğundan hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 53 maddelerine uyan hırsızlık, aynı Yasanın 116/2, 119/1-c, 53 maddelerine uyan birden fazla kişi birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1, 53 maddelerine uyan mala zarar verme suçunu oluşturduğundan 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesine göre karşılaştırmanın buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 
2- 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gözetilerek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesi kapsamında kalan mala zarar verme ve aynı Yasanın 116/2, 119/1-c maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma suçları yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılması ve hükümlüye zorunlu müdafii atanıp, hazır bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 
3- Hükümlünün yakalandıktan sonra müştekiye karşı hırsızlık fiilinin gerçekleştirdiğini açıkladıktan sonra 26 adet saati 17.12.1995 günü polise teslim etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre aynı Yasanın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirmeden hüküm kurulması,

../.

2
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.