Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/9 E. 2013/2018 K. 30.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9
KARAR NO : 2013/2018
KARAR TARİHİ : 30.01.2013

İTİRAZ

Hırsızlık suçundan sanıklar … ve … hakkında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b,2-d-son maddesinden mahkumiyetlerine ilişkin Ankara 15.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.11.2006 tarih 2006/83-1085 E-K. sayılı hükmün sanık …’nın ve sanık … ve müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 03.10.2012 tarih ve 2011/14109-2012/20471 sayılı ilamı ile sanıklar hakkında TCK’nın 142/1-b. maddesi yanına 142/2-d. maddesi yazılması yazım hatası mahiyetinde kabul edilip sanıkların müşteki …’a yönelik eylemi ile ilgili olarak onama, sanıkların müşteki …’a yönelik eylemi ile ilgili olarak da TCK’nın 143. maddesinin yersiz uygulanması nedeniyle bu kısmın hükümden çıkartılmak suretiyle düzeltilerek onanmasına dair kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2012 tarih ve KD-2007/29801 sayılı yazısı ile sanıklar hakkında TCK’nın 142/1-b. maddesinin yanında 142/2-d. maddesinden hüküm kurularak hükmün karıştırılması nedeniyle müşteki …’a yönelik TCK’nın 143. maddesiyle ilgili bozma kısmı aynen korunarak kararın Bozulması yönündeki itirazı üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2012 tarih ve KD-2007/29801 sayılı yazısı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 03.10.2012 tarih ve 2011/14109-2012/20471 E-K. sayılı bozma kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında müşteki …’a yönelik mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların suç tarihlerinde müştekilere ait konutların kapılarını levye ile kırarak girme ve içeriden muhtelif eşyayı çalma gerçekleşen eylemlerinin, mahkemece oluş bu şekilde kabul edildiği, cezalar alt sınırdan verildiği ve ceza süreleri de farklı olduğu halde, TCK’nın 142/1-b. ve TCK’nın 142/2-d. maddelerinden birlikte uygulama yaparak hükümde karışıklık ve çelişki oluşturulması,
2-Sanıkların müşteki …’e yönelik eylem nedeniyle hüküm kurarken, sanık …’nın müdafiili kolluk ifadesinde suçu gündüz saat 17.00 sıralarında işlediklerini belirtmesi ve bu durumun aksine herhangi bir delil de elde edilememesi karşısında; “şüpheden sanık yararlanır” genel hukuk ilkesi de göz önüne alınarak suçun gündüz vakti gerçekleştiği kabul edilmesi gerekirken TCK’nın 143. maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye ve itiraza uygun olarak BOZULMASINA, 30.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.