YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/28040
KARAR NO : 2012/19757
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olaya göre, hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143. maddesindeki gece vakti hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1 maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, suç tarihi itibarıyle mala zarar verme suçunun şikayete bağlı ve uzlaşma kapsamında olması nedeniyle uzlaşma imkanı sağlandıktan sonra, hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.’nın 493/1, 61, 81/2. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 53; 151/1 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.